Belém'den Antalya'ya: COP31 Hangi Gündemleri Devraldı?
İklim zirvelerini birbirinden bağımsız etkinlikler olarak görmek mümkün değil. Her zirve, önceki yıllarda alınan kararları ve çözülemeyen meseleleri devralarak ilerliyor. 9-20 Kasım 2026'da Antalya'da toplanacak COP31 gündemini de büyük ölçüde Belém’den taşınan bu başlıklar şekillendirecek. Çünkü her zirve, bir öncekinin yarım bıraktığı başlıkları devralıyor ve kendi katkısını bu birikimin üzerine koyuyor.
Bu yazımızda COP30'da alınan kararları, çözülemeden kalan başlıkları ve bunların COP31 gündemini nasıl şekillendirdiğini etraflıca ele aldık. Keyifli okumalar!
Taraflar Konferansı (yani COP), Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi'ne taraf ülkelerin yıllık karar organı. Her zirvede alınan kararların bir bölümü doğrudan yürürlüğe giriyor, bir bölümü ise gelecek yıla havale ediliyor. Bazı başlıklar için çalışma programları kuruluyor ve bu programların çıktıları bir sonraki zirvede rapor ediliyor.
Bu yapı, zirvelerin neden birbirinin devamı gibi okunması gerektiğini açıklıyor. Paris Anlaşması'nın kabul edildiği 2015 zirvesinden sonra geçen on yılın büyük bölümü, anlaşmanın uygulama kurallarının yazılmasıyla geçti. Kayıp ve zarar fonu yıllarca tartışıldıktan sonra kuruldu ve işler hale gelmesi ayrı bir süreç gerektirdi. Bir başlığın gündeme gelmesiyle sonuç üretmesi arasında çoğu zaman birkaç zirve bulunuyor.
Dönem başkanlığının resmi yetkisi, tarafların kolektif karar alma gücüyle sınırlı. Başkanlık müzakerelerin sonucunu tayin edemiyor. Buna karşılık toplantıları yönetiyor, istişareleri kolaylaştırıyor, uzlaşma zemini arıyor ve yayımladığı başkanlık mektupları ile eylem gündemi aracılığıyla belirli konulara siyasi görünürlük kazandırabiliyor. Bu yönlendirme kapasitesi, zirvenin karakteri ve öncelikleri üzerinde önemli bir etki yaratıyor.
Belém’de kabul edilen geniş karar paketinden Antalya’yı doğrudan ilgilendiren birkaç hat öne çıkıyor.
Birinci hat uyum finansmanı. COP30’un Mutirão Kararı, gelişmiş ülkeleri gelişmekte olan ülkelere yönelik uyum finansmanını 2035’e kadar en az üç katına çıkarma çabasına çağırdı. Karar belirli bir dolar tutarı yazmadığı için hedefi tek bir yıllık rakama çevirmek yanıltıcı olabilir. Antalya’da asıl izlenecek konu, finansmanın hacmi kadar erişilebilirliği, hibe ve borç dengesi ile ulusal uyum planlarına nasıl aktarılacağı olacak.
İkinci hat Küresel Uyum Hedefi. COP30, uyum alanındaki ilerlemeyi izlemek üzere Belém Uyum Göstergesi'ni kabul etti ve Belém-Adis Ababa Uyum Vizyonu'nu başlattı.
Üçüncü hat adil geçiş. Belém’de kabul edilen karar, uluslararası iş birliği, teknik destek, kapasite geliştirme ve bilgi paylaşımı yoluyla adil geçişi güçlendirecek bir çerçeve kurdu.
Dördüncü hat uygulama. Mutirão Kararı, Küresel Uygulama Hızlandırıcısı ile Belém 1,5°C Misyonu’nu oluşturdu.
COP30, Paris Anlaşması’nın 9. maddesi kapsamında yeni bir iklim finansmanı çalışma programı oluşturdu ve Veredas Diyaloğu'nu başlattı.
COP31 hakkında daha fazla bilgi için bu yazımıza göz atabilirsiniz.
COP30’da, fosil yakıtlardan adil, düzenli ve hakkaniyetli biçimde uzaklaşmayı somut adımlara bağlayacak ayrıntılı bir yol haritası üzerinde uzlaşı sağlanamadı.
Ormansızlaşmayı ve orman bozulmasını 2030’a kadar durdurup tersine çevirmeye yönelik yol haritası da zirvenin taraflarca kabul edilen karar metinleri arasında yer almadı.
Bunun üzerine Brezilya COP30 Başkanlığı, her iki başlıkta da ülkelerin ve diğer paydaşların katkılarıyla istişare süreçleri başlattı.
Ancak hazırlanan yol haritaları, mevcut halleriyle UNFCCC kapsamında tarafların müzakere ederek kabul ettiği kararlar değil.
Devralınan dosyanın en ağır kalemi hedeflerle sahadaki ilerleme arasındaki mesafe. COP30 kapanışına kadar taraflar 122 ulusal katkı beyanı sunmuş, gelişmekte olan ülkelerden 72’si ulusal uyum planını iletmişti. Belge sayısındaki artış önemli bir hazırlık göstergesi, fakat tek başına emisyonların düştüğünü ya da toplumların risklere hazırlandığını göstermiyor.
Küresel Uygulama Hızlandırıcısı, COP30 ve COP31 başkanlıklarının gönüllü iş birliği girişimi olarak bu boşluğa yanıt arıyor. Amaç, ülkelerin ulusal katkı beyanları ile ulusal uyum planlarını uygulamasını desteklemek ve Eylem Gündemi’ndeki aktörlerle bağlantı kurmak. Bu yapıların güvenilirliği, kimlerin yararlandığı, hangi finansman ve teknik desteğin sağlandığı ve sonuçların ne ölçüde şeffaf raporlandığıyla anlaşılacak.
Türkiye’nin COP31 Eylem Gündemi on alan etrafında kuruluyor: sıfır atık, okyanuslar ve denizler, gıda güvenliği, iklim dirençli şehirler, İklim Uygulama Köprüsü, gençlik ve eğitim, yeşil sanayileşme, temiz enerji dönüşümü, Rio Sinerjisi ve dirençli sağlık. Bu liste, Belém’deki uygulama çağrısını enerji, kent, doğa, sağlık ve sosyal boyutlar arasında dağıtan geniş bir çerçeve sunuyor.
İklim Uygulama Köprüsü, ulusal planlarla sahadaki aktörler arasındaki bağlantıyı güçlendirmeyi amaçlıyor. Dirençli şehirler, gıda güvenliği ve sağlık başlıkları uyum gündemine bağlanıyor. Gençlik ve eğitim ile yeşil sanayileşme ise adil geçişin beceri, istihdam ve katılım boyutlarını gündeme taşıyor. Rio Sinerjisi, iklim kararlarını biyoçeşitlilik ve arazi yönetimiyle birlikte düşünmeye çağırıyor.
Nihai enerji tüketiminde elektriğin payının yüzde 35’e çıkarılması, belediye katı atık üretiminde öngörülen artışın yarıya indirilmesi, binalarda enerji yoğunluğunun yüzde 25 azaltılması ve döngüsel malzeme kullanım oranının yüzde 15’e yükseltilmesi de COP31 Eylem Gündemleri ile ilişkili hedefler arasında.
Gündemin genişliği, beraberinde bir önceliklendirme ihtiyacı getiriyor. On başlığın tamamında aynı ölçüde derinleşmek kolay değil. Önceki dönem başkanlıklarının deneyimi, belirli alanlarda somut ilerleme sağlamanın zirvelerin etkisini güçlendirebildiğini gösteriyor. Antalya’da hangi başlıkların öne çıkacağı, COP31’in bıraktığı izi de büyük ölçüde belirleyecek.
COP31 Antalya'nın yol haritasını ayrıntılı biçimde ele aldığımız yazımıza göz atabilirsiniz.
Müzakere masasındaki başlıklar ilk bakışta turizm sektörünün gündeminden uzak görünebilir. Oysa alınan kararların destinasyonlar açısından oldukça somut karşılıkları bulunuyor.
Su verimliliği, taşkın ve erozyon risklerinin yönetimi, kamusal alanların aşırı sıcaklara karşı dayanıklılığı, yangınlara hazırlık ve ekosistemlerin onarımı bu çerçevede değerlendirilebilir. Yatırımlar planlanırken yerel halkın temel hizmetlere erişimi, geçim kaynakları ve doğal varlıklar üzerindeki olası etkilerin de gözetilmesi önem taşıyor.
Yeşil Turizm hakkında daha fazla bilgi için tıklayın.
Enerji dönüşümünün maliyeti özellikle küçük işletmeler için zorlayıcı olabileceğinden, uygun finansman ve destek mekanizmaları belirleyici hale gelebilir. Belém Uyum Göstergeleri de ilerleyen dönemde destinasyonların su, sağlık, ekosistem ve altyapı alanlarında kullandığı ölçüm çerçevelerine yön verebilir. Ancak bu aşamada destinasyonlar için doğrudan veya kendiliğinden doğan bir raporlama yükümlülüğü söz konusu değil. Göstergelerin ulusal ve yerel sistemlere nasıl aktarılacağı ayrıca şekillenecek.
Bir zirvenin başarısı yalnızca kapanış metniyle değerlendirilemez. Uyum finansmanına erişim kolaylaşacak mı? Belém göstergeleri, ülkelerin farklı kapasite ve koşulları gözetilerek uygulanabilecek mi? Adil geçiş başlığındaki ilerleme teknik destek ve finansmanla güçlendirilecek mi? Uygulama girişimleri ölçülebilir sonuçlar üretecek mi? Fosil yakıtlar ve ormanlara ilişkin yol haritaları resmi süreçle nasıl ilişkilendirilecek? COP31’in etkisini bu sorulara verilecek yanıtlar gösterecek.
Belém’den devralınan gündem, Antalya’ya önemli bir sorumluluk ve ilerleme alanı sunuyor. COP30 uyum, adil geçiş, finansman ve uygulama konularında yeni araçların önünü açarken enerji ve ormanlar gibi uzlaşının güç olduğu alanlardaki tartışmaları da COP31’e taşıdı. Antalya’nın katkısı, gündeme yeni başlıklar eklemenin yanı sıra mevcut araçları daha erişilebilir, izlenebilir ve uygulanabilir hale getirmesiyle değerlendirilecek. Zirve sonrasında ülkelerin, kentlerin ve sektörlerin hangi desteklerden yararlanabildiği daha açık biçimde görülebilirse, uygulama vurgusu da somut bir karşılık kazanmış olacak.
``
Web sitemizde aktif bir kullanım deneyimi ve iyileştirme çalışmalarımız için zorunlu, foknsiyonel, analitik ve pazarlama çerezleri kullanmaktayız. Çerezlerin kullanımına ilişkin detaylı bilgi almak için Çerez Politikamızı inceleyebilir, tercihlerinizi değiştirebilir veya tüm çerezleri kabul ederek ilerleyebilirsiniz.
Çerez Tercihlerim
Web sitemizde aktif bir kullanım deneyimi ve iyileştirme çalışmalarımız için ziyaretçilerimizin tercihlerinin değerlendirilmesi amacıyla çerez kullanmaktayız. Kullanmakta olduğumuz çerezlerden sitenin çalışması için gerekli olan gerekli ve fonksiyonel çerezler dışında analitik ve pazarlama çerezleri siz etkinleştirmedikçe kullanılmayacak olup, vermiş olduğunuz onayınızı istediğiniz zaman geri alabilme imkanınız bulunmaktadır. İşlenmesine izin verdiklerinizi işaretleyebilir, çerezlere ilişkin daha detaylı bilgi sahibi olmak için metnimizi inceleyebilirsiniz.
Web sitemizin fonksiyonel ve güvenli bir şekilde çalışması için kullanılan çerezlerdir. Bu çerezlerin kullanılamıyor olması web sitesinin işleyişini etkilemektedir.
Web sitesi içeriklerinin uygun ve güvenilir şekilde kullanımı ile müşteri memnuniyetini arttırmak adına yapılan geliştirmeler için kullanılan çerezlerdir. Bu çerezlerin kullanımı ile yalnızca site içeriklerinin uygunsuz kullanımı engellenmektedir.
Web sitemizi nasıl kullandığınızla ilgili bilgiler toplayarak sitemizi geliştirmemize yardımcı olması için kullanılan çerezlerdir.
Müşteri memnuniyeti ile satış ve pazarlama faaliyetlerimizin arttırılması için kullanılan çerezlerdir.