• SENTRUM Hakkında
    • Proje Ortaklarımız
  • Yeşil ve Sürdürülebilir Turizm Nedir?
  • Yeşil Destinasyonlar
  • Yeşil Fikirler
  • Medya Merkezi
    • Haberler ve Duyurular
    • Basın İletişimi
    • Etkinlikler | Galeri
    • Kurumsal Galeri
  • Blog | Köşe Yazıları
    • Blog
    • Köşe Yazıları
  • Küresel Sürdürülebilir Turizm Programı
  • Ödüller
  • Raporlar
  • E-Bülten
E-Bülten
  • EN
    • Türkçe
    • English
  • Anasayfa
  • Blog
  • COP Gündeminde Turizm Sektörü

COP Gündeminde Turizm Sektörü

COP Gündeminde Turizm Sektörü: Turizm İklim Müzakerelerinin Neresinde?

Küresel sera gazı emisyonlarının yaklaşık yüzde 8,8'i turizm kaynaklı. Dolayısıyla sürdürülebilir turizm iklim müzakerelerinde giderek daha fazla karşılık buluyor. Turizm, konferansı salonlarında her yıl daha görünür bir konuma yükseliyor. Özellikle son üç COP konferansı bu ivmeyi açıkça gösteriyor. COP29 Bakü'de turizm ilk kez tematik bir güne kavuştu. COP30 Belém'de bu süre iki güne çıktı. Kasım 2026'da ise konferans, dünyanın en yoğun ziyaret edilen kıyı kentlerinden birinde, Antalya'da toplanacak.


Bu yazımızda turizmin COP gündemindeki yükselişini ve COP31 Antalya'nın sektör için taşıdığı anlamı etraflıca ele aldık. Keyifli okumalar!

Turizmin İklim Müzakerelerindeki Yeri

Bu durumun temelinde sektörün çok katmanlı yapısı bulunuyor. Turizme bağlı emisyonlar tek bir başlık altında toplanmıyor. Uçuşlar ulaştırma, oteller bina stoku, restoranlar gıda sistemleri, tesis yatırımları ise inşaat kalemleri içinde değerlendiriliyor. Etkinin ulusal envanterlerde farklı alanlara dağılması, turizmin toplam iklim yükünün bütüncül biçimde ele alınmasını zorlaştırdı. Bu nedenle sektörün iklim müzakerelerindeki görünürlüğü ve temsili zaman içinde kademeli olarak güçlendi.


Ayrıca, dünyadaki turizm ekonomisinin hatırı sayılır bir bölümü küçük işletmelerden oluşuyor. Aile pansiyonları, tur şirketleri, restoranlar ve yerel üreticiler ortak bir taahhüt etrafında kolay örgütlenemiyor. Havacılık gibi güçlü kollar kendi uluslararası mekanizmalarında temsil edilirken destinasyonların sesi zayıf kalabiliyor. Ölçüm altyapısı kurulmadan bu sesin güçlenmesi de mümkün olmayabiliyor. Çünkü emisyonunu hesaplayamayan bir sektör azaltım hedefi veremez, finansman da talep edemez. Ancak bu tablo hızla değişti ve turizm iklim gündeminin ayrılmaz bir parçası haline geldi. Peki süreç nasıl ilerledi?


COP konferanslarının önemi hakkında detaylı bilgi için bu yazımıza göz atabilirsiniz.

Glasgow'dan Belém'e: Turizm COP Gündeminde Nasıl Yükseldi?

Dönüm noktası 2021'de yaşandı. COP26'da açıklanan Turizmde İklim Eylemi Glasgow Deklarasyonu, imzacılarına 2030'a kadar emisyonlarını yarılama ve en geç 2050'de net sıfıra ulaşma hedefi koydu. Bugün 850'yi aşkın destinasyon, işletme ve kuruluş bu çerçeveye dahil. Deklarasyonun asıl katkısı, her imzacıdan somut bir iklim eylem planı istemesi oldu. Sektör böylece ilk kez ortak bir ölçüm ve raporlama diline kavuştu.


COP29 Bakü bu ivmeyi resmi gündeme taşıdı. COP tarihinde ilk kez turizme ayrılmış tematik bir gün düzenlendi ve Turizmde Güçlendirilmiş İklim Eylemi Deklarasyonu yayımlandı. Bu metin, ülkeleri ulusal iklim taahhütlerine turizmi dahil etmeye çağırıyor. COP30 Belém'de tematik süre iki güne çıktı, tartışma da taahhütlerden uygulamaya kaydı. Turizmin yükselişi iklim diplomasisinin genel yönüyle örtüşüyor. Konferanslar artık yeni sözlerden çok mevcut sözlerin nasıl hayata geçirileceğini konuşuyor. Ölçülebilir sonuç üretebilen sektörler bu yeni dönemde daha fazla söz hakkı buluyor.

Turizmin Çifte Konumu: Hem Emisyon Kaynağı Hem Risk Altındaki Sektör

Turizmi bu gündemde özel kılan, iklim denkleminin iki tarafında birden durması. Nature Communications dergisinde yayımlanan 2024 tarihli bir araştırmaya göre sektörün karbon ayak izi küresel emisyonların yüzde 8,8'ine ulaştı ve 2009 ile 2019 arasında dünya ekonomisinin iki katı hızla büyüdü. Verimlilik teknolojileri gelişse de talep artışı bu kazanımların önüne geçiyor. Bu tablo, sektörün büyümesini iklim hedefleriyle uyumlu hale getirmenin kendiliğinden gerçekleşmeyeceğini gösteriyor.


Aynı sektör iklim risklerini en önce hisseden alanların başında geliyor. Akdeniz havzası dünya ortalamasının üzerinde ısınıyor. Uzayan sıcak hava dalgaları yaz sezonunun cazibesini törpülüyor. Su stresi, otellerin ve tarımın aynı kaynağa yüklenmesine yol açıyor. Orman yangınları bir destinasyonun imajını birkaç günde sarsabiliyor. Kayak merkezleri kar güvencesini yitirirken kıyı tesisleri deniz seviyesindeki yükselişi hesaba katmak zorunda. Turizm gelirine bağımlı bölgelerde bu risklerin faturası işletme bilançolarıyla sınırlı kalmıyor. Yerel istihdam, esnaf ve kamu gelirleri de aynı kırılganlığı paylaşıyor.

Finansman, Uyum ve Adil Dönüşüm

Turizmin COP masasındaki asıl sınavı finansman başlığında görülüyor. COP29'da kabul edilen yeni kolektif finansman hedefi, gelişmiş ülkelerin öncülüğünde 2035'e kadar yıllık en az 300 milyar dolar sağlanmasını öngörüyor. Ancak bu kaynakları turizme taşıyacak proje kanalları henüz yeterli değil. Küçük işletmelerin fizibilite hazırlama, veri üretme ve uzun başvuru süreçlerini yönetme kapasitesi sınırlı. Uyum yatırımlarının çoğu doğrudan gelir üretmediği için ticari krediyle finanse edilmesi güç. Hibeler, garanti mekanizmaları ve kalkınma bankalarının risk paylaşımı bu alanda belirleyici olacak. Destinasyon ölçeğinde hazırlanan ortak proje portföyleri de tek tek işletmelerin ulaşamayacağı kaynaklara erişimin kapısını açabilir.


Adil dönüşüm boyutu da turizmde kendine özgü bir renk taşıyor. Sektör istihdamı büyük ölçüde mevsimlik, kadın ve genç ağırlıklı. Dönüşümün maliyeti doğru yönetilmediğinde en kırılgan çalışanların üzerine biner. Beceri geliştirme programları, yerel tedarik zincirlerinin güçlendirilmesi ve gelir çeşitliliği bu yüzden iklim eylem planlarının parçası olmalı.


Adil dönüşüm hakkında detaylı bilgi için bu yazımıza göz atabilirsiniz.

COP31 Antalya: İklim Konferansı Bir Turizm Başkentinde

COP31, 9-20 Kasım 2026 tarihlerinde Antalya’da toplanacak.Konferans ilk kez ekonomisi büyük ölçüde turizme dayanan bir kentte düzenleniyor. Türkiye 2024'te 62 milyonu aşan ziyaretçi ağırladı ve 61 milyar doların üzerinde turizm geliri elde etti. Antalya da bu hareketliliğin merkezinde duran bir şehir. Dahası, yaz sıcaklarını, su baskısını, yangın riskini ve altyapı yükünü en yoğun yaşayan bölgeler arasında.


Bu buluşmanın sembolik değeri yüksek fakat asıl önemi pratikte. Müzakere salonlarında konuşulan uyum, finansman ve kayıp-zarar başlıkları, konferansın yapıldığı şehrin gündelik gerçekleri arasında. Delegeler taşıma kapasitesini, enerji talebini ve su yönetimini soyut kavramlar olarak dinlemekle kalmayacak, sahasında olacaklar. Bu yakınlık, turizm ve iklim tartışmasını teoriden çıkarıp somut bir zemine oturtma imkanı sunuyor. Antalya'da üretilecek çözümler, benzer baskıları yaşayan diğer Akdeniz destinasyonları için de referans oluşturabilir.


COP31 Antalya: Türkiye İçin Neden Kritik Bir Zirve adlı yazımıza göz atabilirsiniz.

Ev Sahipliğinin Ötesi: Antalya Nasıl Bir Uygulama Sahnesi Sunabilir?

Türkiye için mesele başarılı bir organizasyonun ötesine geçiyor. Ülkenin masaya koyabileceği asıl değer, turizmde iklim eyleminin nasıl ölçüleceğini ve nasıl çoğaltılacağını gösteren somut modeller. Konaklama tesislerinde enerji verimliliği etütleri, destinasyon ölçeğinde veri altyapısı, taşıma kapasitesi çalışmaları ve yerel ekonomiyle bağ kuran uygulamalar bu portföyün yapı taşları. COP31'de sunulacak örnekler başka bölgelere aktarılabildiği ölçüde kalıcı iz bırakacak.


Destinasyon yönetimi hakkında detaylı bilgi için tıklayın.

SENTRUM Projesi ve Sürdürülebilir Turizmin Geleceği

Bu ihtiyaca Türkiye'den verilmiş güçlü bir yanıt ise SENTRUM projesi. Enerjisa Enerji'nin UNDP, Sabancı Üniversitesi, Kültür ve Turizm Bakanlığı iş birliğiyle yürüttüğü SENTRUM, enerji verimliliğini, yenilenebilir enerjiyi, iklim uyumunu ve yerel kalkınmayı aynı çerçevede buluşturuyor. Küresel Sürdürülebilir Turizm Konseyi kriterleriyle uyumlu ilerleyen model, iklim risk değerlendirmesinden ziyaretçi taşıma kapasitesi analizine kadar ölçülebilir adımlarla çalışıyor. SENTRUM'un iklim müzakereleri açısından değeri de burada. Proje, müzakere metinlerinde aranan uygulanabilir ve çoğaltılabilir modellerin sahadaki karşılığının önemli bir örneği.


Proje ve yeşil destinasyonlar hakkında daha detaylı bilgi için bu sayfayı ziyaret edebilirsiniz.

Turizmin İklim Sınavı Ziyaretçi Sayısıyla Ölçülmeyecek

Turizm COP gündemine geç girdi fakat hızla yükseldi. Bundan sonrası, sektörün bu görünürlüğü sonuca çevirme becerisine bağlı. Kasım 2026'da Antalya'dan geriye kalacak asıl miras, konferans haftasında verilen taahhütlerin yanı sıra o coğrafyada işlemeye devam eden modeller olacak. Kaynaklarını ölçen, riskini yöneten ve yarattığı değeri bölgesinde tutan destinasyonlar önümüzdeki dönemin kazananları arasında yer alacak. Turizmin iklim sınavı rekor sezonlarla ölçülmeyecek. Sektör, iklim değişikliğinin etkilerine karşı gösterdiği dayanıklılık ve bulunduğu coğrafyayı koruyabildiği ölçüde ayakta kalacak.

TÜM BLOG YAZILARI
SENTRUM’la ilgili hiçbir haberi kaçırma!
Sürdürülebilir turizmin geleceğini keşfetmek ve SENTRUM projesi hakkında en güncel bilgilere ulaşmak için bültenimize kaydolabilirsiniz.
E-bültene kaydolun
İçeriklerimizi mail olarak almak isterseniz, bültenimize kaydolun!
  • E-Bülten
  • SENTRUM Hakkında
  • Yeşil ve Sürdürülebilir Turizm Nedir?
  • Yeşil Destinasyonlar
  • Yeşil Fikirler
  • Medya Merkezi
  • Blog | Köşe Yazıları
  • Ödüller
  • Raporlar
  • E-Bülten
  • Küresel Sürdürülebilir Turizm Programı
SENTRUM İletişim
  • Instagram
  • 𝕏
  • Linkedin
  • YouTube
  • Facebook
© 2024, SENTRUM Tüm Hakları Saklıdır.

Web sitemizde aktif bir kullanım deneyimi ve iyileştirme çalışmalarımız için zorunlu, foknsiyonel, analitik ve pazarlama çerezleri kullanmaktayız. Çerezlerin kullanımına ilişkin detaylı bilgi almak için Çerez Politikamızı inceleyebilir, tercihlerinizi değiştirebilir veya tüm çerezleri kabul ederek ilerleyebilirsiniz.

Çerez Tercihlerim

Çerez tercihlerim

Web sitemizde aktif bir kullanım deneyimi ve iyileştirme çalışmalarımız için ziyaretçilerimizin tercihlerinin değerlendirilmesi amacıyla çerez kullanmaktayız. Kullanmakta olduğumuz çerezlerden sitenin çalışması için gerekli olan gerekli ve fonksiyonel çerezler dışında analitik ve pazarlama çerezleri siz etkinleştirmedikçe kullanılmayacak olup, vermiş olduğunuz onayınızı istediğiniz zaman geri alabilme imkanınız bulunmaktadır. İşlenmesine izin verdiklerinizi işaretleyebilir, çerezlere ilişkin daha detaylı bilgi sahibi olmak için metnimizi inceleyebilirsiniz.

Onay Tercihlerini Yönet
Gerekli Çerezler

Web sitemizin fonksiyonel ve güvenli bir şekilde çalışması için kullanılan çerezlerdir. Bu çerezlerin kullanılamıyor olması web sitesinin işleyişini etkilemektedir.

Fonksiyonel Çerezler

Web sitesi içeriklerinin uygun ve güvenilir şekilde kullanımı ile müşteri memnuniyetini arttırmak adına yapılan geliştirmeler için kullanılan çerezlerdir. Bu çerezlerin kullanımı ile yalnızca site içeriklerinin uygunsuz kullanımı engellenmektedir.

Analitik Çerezler

Web sitemizi nasıl kullandığınızla ilgili bilgiler toplayarak sitemizi geliştirmemize yardımcı olması için kullanılan çerezlerdir.

Pazarlama Çerezleri

Müşteri memnuniyeti ile satış ve pazarlama faaliyetlerimizin arttırılması için kullanılan çerezlerdir.